Ana içeriğe atla

Belediye başkanı profilleri


Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de Belediye yönetimi tamamen başkanın liderlik vasfı üzerine kurulu bir yapıdır.Ülkemizde belediye başkanlık anlayışı ve yapılarından biraz bahsedeyim.

Birinci profil Başkan

  Yaptıkları tüm icraatları bir iş adamı yaklaşımı ile etüt edip çözer.Yaptıkları işin hukuki olup olmadığı konusunda görüş almak dışında tek başına karar alır ve uygulamaya koyar.Meclis ve encümen gerektiren kararlarda dahi tek söz sahibi konumundadır. Ara yöneticileri de etkin ve inisiyatif sahibidirler. Bazen inandıkları yatırımları mevzuat elvermese bile riske girip yaparlar.Dürüst ve samimidirler. Çoğunun yüksek siyasi hedefleri vardır.Bir kısmı da uzunca yıllar o kentin belediye başkanı olmayı hedefler.

İkinci Profil Başkan

Dürüstlük zırhını öyle giymişlerdir ki maalesef iş yapamaz haldedirler.Kimse onları ikna edemez.Yatırım ve icraat yapamaz. Her şeye şüphe ile bakarlar.Bu tür belediyeler bürokrasi çarkının dişlilerinde ezilir.Ara yöneticilerde inisiyatif yoktur.Belediye başkanlıklarına pişman olmuşlardır.Bir sonraki dönem aday olmazlar.

Üçüncü Profil Başkan

Kendi birikimi olmamasına rağmen ekibi güçlü başkanlardır.Kendisi hiç bir şeye karar vermez.Tüm kararları güvendiği bu ekip alır.Bu ekip iyi niyetli olmadığı durumlarda başlarının çok ağrıdığı olur.Bir sonraki dönem belediye başkanlığını da hedefler.

Dördüncü profil Başkan 

Tüm kararları (encümen ve meclis kararı gerektirmeyen durumlarda dahi) encümen yada meclis ile birlikte alır.Demokrasi adına yaptığını savunduğu bu uygulama sürecinde bu seferde muhalif guruplar yüzünden işler
yürümez hale gelir.Bir sonraki dönem aday olmazlar.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Mobil Demorakrasi Türkiye

Bir Demokrasi Hikayesi: Ve çok kısıtlı teknoloji ile Mobil Demokrasi projesini 2006 yılında hayata geçirdik. 888 hücre yayın kanalında yayınlanan bilgileri ilgili kanalı açık tutan (888 cellbroadcast) vatandaş, belediyesinden bilgi almaya başladı.Kimi hava durumuna ait “don olayı “ bileğisini alıp, sebzesini donmaktan kurtardı. Mobil demokras yayın kanalına “ sebze yayın kanalı” dedi. Kimi kimin vefat haberini buradan öğrendi. Adına “cenaze yayın kanalı” dedi. Kimi “kaldırma park etmeyin orası yayalar içindir” kentleşme kültürü öğretici mesajları ile kentine sahip çıktı. Belediye anons hoparlörlerini kaldırdı. Gürültü kirliliğinden kurtuldu. 3870 interaktif SMS şikayet &öneri ve referandum kanalı ile vatandaş birlikte yönetelim anlayışına dahil oldular. Vatandaş kentine sahip çıktı, burokrasi çarklarına takılmadan, tarlada,dolmuşta otobüste heryerden belediye yönetime ulaştı. O dönemde Mobil Demokrasi ‘ye inanan. duyarlı öncü belediye yönetimleri vatandaşa kulak verdi. Yatırımlar

Taşranın Yargıç Belediye Başkanları.

Ağırlıklı yabancı konuklardan oluşan, konusunun Yargı süreçleri olduğu   bir toplantıya katılmıştım. Çay arasında yabancı uzman bir konuk  taşrada yargı sürecinini çok merak ettiğini bu konudaki tecrübelerimi paylaşmamı rica etti..Özellikle basit davalarda : esnaf alacak verecek, küçük anlaşmazlık kavgaları, karı koca kavgaları konularında vatandaşın adliye sürecinde nasıl bir yol izlediğini sordu. Cevabım  kendisini çok şaşırtmıştı.Evet orada da ifade ettiğim gibi: Taşrada özellikle bahse konu olan bu küçük davalarda yargıç belediye başkanıdır.Vatandaş önce ona gider.Hatta çoğu zaman saatin bile önemi yoktur.Karısı ile kavga eden koca, tarla anlaşmazlığı komşular, alacak -verecek anlaşmazlığı esnaf  davaları gecenin bir yarısında belediye başkanının evinde çözülür.Yurdum insanları, yurdum başkanları... Yaklaşık 20 yıldır yüzlerce belediye başkanı tanıdım.Büyük bir çoğunluğunun gönül ve hizmet adamı olduğunu söylemekten ülkem adına gurur duyuyorum.

Sizin köyde eşek yok mu?

Yıl 2011. Yer :Estonya büyük elçiliği. Toplantı konusu; bilişim teknolojileri. Bir süre sonra konu demokrasi ve seçime geldi. Estonyalı hanım elindeki bir çipli kartı göstererek ülkesindeki seçimlere dünyanın her yerinden İnternet üzerinden o kart ile katılabildiğini söyledi.Toplantıdaki Türk dostlar şaşkınlıkla dinlediler. Estonyalı konuşmacı bize dönüp, bu teknolojinin çok erişilmez olmadığını Türk bilişim sektörünün de buna erişebileceğini söyledi. Söz sırası beni bulduğunda.Bu teknolojinin elbette erişilebilinir olduğunu ancak demokrasi ve seçme anlayışının da gelişmiş teknoloji kadar ileri olması gerektiğinden söz ettim. Estonyalı hanım söylediklerimi çok anlam vermemesine rağmen  nezaketle dinledi. Ama dönüş yolundaki sohbetimizde Türk dostların  beni çok iyi anladıklarını emin oldum.Önce Sami abi :"ya hakikatten her seçimde bizim hanım -tamam bey senin dediğine oy kullanacağım- der ama bugüne kadar hiç de bilemedim ki, bence tek özgür alan orası değişmesin hakikatten"